- Akıllı Kampüs / Kentler İnovasyon Proje (AKİP) Künyesi
Projenin Adı
Taraflar
Onay Tarihi
Proje Süresi
Projenin Amacı
- Bu projenin genel amacı: Türkiye’deki ilk “Dijital İkiz Temelli Akıllı Kampüs Projesi” nin hayata geçirilmesi ve bu amaçlı İTÜ Ayazağa Kampüsünün dijital ikizinin oluşturulmasıdır.
- Akıllı şehirler ve dijital ikiz odaklı araştırma (Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Projeleri dahil) projeleri ile öğretim üyeleri, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile ortak bilimsel çalışmaların planlanması ve uygulanması.
- Akıllı şehirler alanında, araştırma-geliştirmeye yönelik ortak bilimsel çalışmalar yoluyla, ilgili sektörel alanlarda eğitim ve çalışmaların uygulamalı olarak yapılması, sektörel bilginin ilerlemesi ve yaygınlaşması ve bilimsel çıktıların teknolojiye uygulanabilirliğine yönelik bilimsel faaliyetlerde bulunulması ve yayınlar (ulusal/uluslararası bildiri, makale, kitap vb.) hazırlanması.
- Akıllı şehirler alanında, araştırma-geliştirmeye yönelik ortak çalışmalar yoluyla İTÜ'nün araştırma üniversitesi misyonuna uygun olarak bilginin ilerlemesi ve yaygınlaşması, uygulanabilirliğinin sağlanması için üniversite-teknoloji iş birliğine yönelik bilimsel faaliyetlerde bulunulması.
- Dijital ikiz kapsamında tasarlanacak olan modül ve bileşenlerin İTÜ ve SAMPAŞ tarafından orta-uzun vadede birlikte geliştirilmesi.
- Akıllı Şehirler ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı ticari iş birliklerinin geliştirilmesi.
- Çalışma Grupları
Üniversiteler ve kentler, çevresel etki, yönetim ve organizasyon sorunları, iç ve dış hareketlilik, altyapı yetersizliği, düşük verimlilik, temel hizmetlerin ve özelliklerin eksikliği buna bağlı olarak kullanıcıların memnuniyetsizliği gibi benzer sorunlar ve zorluklara sahiptir. Boyut ve yapı türlerinde farklılıklar görülse de üniversite kampüsleri birkaç dönümlük arazileri işgal eden ofis binaları, amfiler, kütüphaneler, uygulama sahaları, satış alanları, otoparklar ve toplu taşıma durakları gibi çeşitli alanlar ve tesisleri içermeleri, işlevlerin ve kullanıcıların çokluğu, etkinlikler ve bağlantılar gibi çeşitli açılardan küçük, bağımsız birer kent niteliğindedirler. On binlerce insanla dolu bu mini kentler, öğrenciler ve akademisyenlerden personele ve genel ziyaretçilere kadar her biri farklı ihtiyaçlara ve profile sahip dinamik bir insan akışına ev sahipliği yaparken, altyapı gibi somut veya sosyal ilişkiler ve inovasyon gibi soyut konularda, bulundukları şehirlerle etkileşim halindedir ve tıpkı kentler gibi paydaşlara daha iyi hizmetler sunmak için sürekli baskı altındadırlar. Dünya çapında birçok kent, vatandaşlarının yaşam kalitesini ve refahını iyileştirmenin yanı sıra enerji verimliliğini artırmak, yönetişimlerini iyileştirmek ve karbon emisyonlarını azaltmak için akıllı kent konseptini benimsemektedir.
Üniversite kampüsleri ise küçük bir kent niteliği taşımasının yanı sıra güvenli internet, uzaktan eğitim, e-devlet, görüntülü haberleşme, çevrimiçi ödeme sistemleri, sosyal medya kullanımı ve teknolojik donanım gibi konulara ihtiyaç duyan, yenilikleri benimsemeye ve teşvik etmeye istekli geniş bir öğrenci, akademik personel ve çalışan topluluğunu birleştiren bir nüfusa sahip olması ile bu yaklaşımı güçlendirmekte hem de akıllı kent girişimlerinin uygulanması ve ilerletilmesi için uygun bir ortam sağlamaktadır.
Akıllı kentlerin bileşenlerini akıllı ekonomi, akıllı insanlar, akıllı yönetişim, akıllı hareketlilik, akıllı çevre ve akıllı yaşam biçiminde sınıflandırırken, eğitim, akıllı insanlar için kent yaşamının önemli yönü olarak belirtmiştir. Akıllı kentlerdeki kampüs, kütüphane vb. öğrenme çevreleri, vatandaşların akıllı öğrenmelerini desteklemektedir. Akıllı kent yatırımları çerçevesinde insan unsuru, öğrenme araçları, öğrenme süreçleri, öğrenme merkezleri gibi öğelerin entegre edilmesi yatırımların atıl ve israfa sebep olacak girişimlere dönüşmemesi için önemlidir. Bu bağlamda akıllı kent yaklaşımının üniversite alanlarına uygulanması ile ortaya çıkan “Akıllı Kampüslerin” akıllı insan topluluğunu destekleyerek kent için büyük avantajlar sağlayabileceği düşünülmektedir.
(*Kaynak: Altun, G. & Zencirkıran, M. (2021). Akıllı Kampüs Teknolojileri ve Uygulamaları Üzerine Bir Araştırma. Mimarlık ve Yaşam, 6 (2), 319-336. DOI: 10.26835/my.850103)
- Akıllı Kampüs Nedir?
Hızlı kentleşme, zorlayıcı kentsel problemler ve kentsel sürdürülebilirliğe yönelik dramatik tehditler nedeniyle literatürde “akıllı kent”’ kavramına dair çalışmalar ivme kazanırken, literatürde 2000’li yılların başından beri yer almakta olan “akıllı kampüs” kavramının kapsamlı bir şekilde çalışılmadığı dikkat çekmektedir. Buna ek olarak akıllı kampüs terimine ait araştırmaların parçalı ve büyük ölçüde merkezine akıllı insan kavramını alan belirli dijital teknolojilere odaklanmakta olduğu görülmektedir
Geleneksel kampüsler, eğitim kurumlarının, kütüphaneler, derslikler, yurtlar, öğrenci merkezleri, yemekhaneler ve rekreasyon alanları olarak inşa edildiği birer arazi parçaları iken yeni nesil kampüsler geçmişin ve çoğu açıdan ise günümüzün kolejlerinden ve üniversitelerinden farklı bir görünümdedir. Teknoloji söz konusu olduğunda, günümüzün üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri, eğitim gördükleri ve çalıştıkları kampüslerden daha hızlı akıllı çözümler beklemektedirler. Dijital olarak bağlı bir topluluk tarafından yönlendirilen temassız ve sezgisel deneyimler sağlayan teknolojileri kullanan akıllı kampüsler, öğrencinin ve öğretim üyelerinin beklediği hizmet düzeyini sağlamak için gerçek dönüşümü sağlamayı hedeflemektedir.
Yönetim, öğretim, bilimsel araştırma ve kampüs yaşam birliği için uygun olan her türlü uygulama ve hizmet sistemini entegre etmesi ve BİT’e (Bilgi ve İletişim Teknolojileri) dayalı akıllı bir öğretim, öğrenim ve yaşam oluşturmayı ifade etmesi gibi nedenlerle akıllı kampüslerin, kampüs çevresinde silolar halinde kurulan bir sistem, uygulama veya altyapı koleksiyonundan daha fazlası olduğu söylenebilir.
Üniversite nüfusu ile çevresi arasında daha iyi bir birliktelik sağlayan ve herkes için yeni bir deneyim yaratan stratejik çerçevelere sahip akıllı kampüsler, sahip oldukları kaynakları verimli bir şekilde yönetmek, çevresel etkileri azaltmak ve öğrencilere öğrenme ortamları sunmak için çeşitli teknolojileri birleştirmektedir. Akıllı kampüs uygulamalarının temeli olan kampüs teknolojik altyapısının geliştirilmesi ile oluşturulmuş teknolojik öğrenme ortamları öğrencilerin yenilikçi bir şekilde öğrenmelerine ve düşünmelerine imkan tanır ve bir organizasyondaki öğretimin ve öğrenme becerilerinin gelişimini sağlar. Bu fayda, öğrencileri yeni becerileri tecrübe edilmemiş yollarla edinmeye, en yeni teknolojileri deneyimleyemeye, 7/24 izleme ve enerji yönetimlerini verimli bir şekilde öğrenmeye motive etmeye odaklanmaktadır.
Akıllı kampüs teknolojileri
Teknolojideki yenilikler akıllı kampüs gelişimini tetikleyen en büyük unsurdur. Literatürde, akıllı kampüs uygulamalarını destekleyen ana teknolojiler arasında bulut bilişim, nesnelerin interneti (IoT), artırılmış gerçeklik (AR) ve yapay zekâ (AI) yer almaktadır. Bahsi geçen teknolojilerin nitelikleri ve akıllı kampüslere olan faydaları bu bölümde gözden geçirilmektedir.
Kapsamlı bir ağ üzerine inşa edilmiş bilgi teknolojisine dayanan yeni bir kavram olan “Nesnelerin İnterneti” kavramı, akla gelebilen her türlü nesnenin internete erişimi ve diğer aygıtlarla iletişim halinde olması yani her nesnenin başına “akıllı” kelimesinin getirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) kavramı tarihte ilk olarak 1999 yılında Kevin Ashton tarafından kullanılmış olsa da bu kavram 1990 yılında kahve makinesinin doluluğunu uzaktan kontrol edebilmek için kurulan kameralı bir sistem fikrinden doğmuştur. Günümüze değin, nesnelerin interneti konseptli akıllı bileklikler, akıllı saatler, akıllı gözlükler, akıllı kıyafetler, akıllı spor aletleri, ev otomasyon sistemleri, akıllı arabalar gibi çeşitli ürünler hızla geliştirilmeye başlanmıştır.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı kentlerin olduğu kadar, eğitim kampüslerinin ve kullanıcılarının yaşam kalitesini de iyileştirmektedir. Çeşitli sensör türlerine ve çeşitli ağlara dijital olarak bağlanmakta olan akıllı kampüsler, akıllı bir sistem aracılığıyla (IoT) kampüs içindeki insanları, aletleri, cihazları ve binaları toplu halde yönetmekte ve onlardan veri sağlamaktadır. Kampüs genelindeki heterojen kaynaklardan toplanan tüm bu veriler Nesnelerin İnterneti (IoT) tarafından depolanacak, işlenecek ve analiz edilebilecektir. Bu tür süreçler ve akıllı kampüsteki uygulamalar, kampüste enerji tüketimini azaltmakta ve ayrıca güç maliyetini düşürmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin, kurulan akıllı kampüslere entegre edilmesi ile öğrenciler aydınlanmakta ve yenilikçi fikirleriyle yeni IoT’lar sağlamaktadır.
Bulut kavramı, basit network diyagramlarında interneti temsil eden bulut çiziminden yola çıkılarak üretilen bir kavramdır. Bulut bilişim ise ölçeklenebilir bir kavram olup gerçek zamanlı servis, altyapı ve uygulamaların dünyanın farklı yerlerinde bulunan sunucular üzerinden çalıştırılabilmesini ifade etmektedir. Diğer bir tanımlama ile masaüstü bilgisayar, tablet veya akıllı mobil cihazlar kullanılarak herhangi bir yazılım ve depolama birimine ihtiyaç duyulmaksızın internet üzerinden başka sunuculara bağlanarak hizmet alma modelidir. Devasa ve karmaşık hesaplama ve kontrol işlemleri bulut bilişim yoluyla çözülebilmektedir.
Eğitim, sağlık, sosyal medya, eğlence, alışveriş, acil durum ve şehircilik gibi birçok alanda kullanılmakta olan “Artırılmış Gerçeklik (AR)” teknolojileri, gerçek dünyanın bilgisayar ortamında oluşturulmuş olan sanal içeriklerle zenginleştirildiği, bilgisayar tarafından oluşturulan bu içerikler ile gerçek dünya algılarımız arasında kesintisiz bir çakışmaya ve karışıma olanak tanıyan yeni nesil bir ara yüz olarak hizmet vermektedir. Mevcut kaynakları yönetmek, proaktif hizmetlerle kullanıcı deneyimini geliştirmek ve öğretim üyeleri ile öğrencilere çeşitli fırsatlar yaratmak için oluşturulmuş AR teknolojisine sahip akıllı bir kampüste, öğrenciler çevrelerinde neler olup bittiğine dair daha iyi bilgi ve anlayış kazanma eğilimindedir ve bu durumun öğrenme deneyimlerini yükselttiği düşünülmektedir.
Akıllı bir kampüste “Yapay Zekâ”, bulut bilişim ve IoT gibi cihazlara ve sistemlere zekâ özellikleri ekleyen bir tekniktir ve akıllı çözümler için platform sağlamaktadır. Yapay zekânın akıllı kampüslere katkıları arasında; öğrenmeye dayalı içerikleri otomatik olarak özelleştirmesi, öğrencilere bire bir olarak sanal ders alma imkânı sağlaması ve gelecekteki koşulların durumunu ön görülebilir hale getirmesi yer almaktadır.
Akıllı kampüs teknolojileri
Teknolojideki yenilikler akıllı kampüs gelişimini tetikleyen en büyük unsurdur. Literatürde, akıllı kampüs uygulamalarını destekleyen ana teknolojiler arasında bulut bilişim, nesnelerin interneti (IoT), artırılmış gerçeklik (AR) ve yapay zekâ (AI) yer almaktadır. Bahsi geçen teknolojilerin nitelikleri ve akıllı kampüslere olan faydaları bu bölümde gözden geçirilmektedir.
Nesnelerin interneti (IoT- Internet of Things)
Kapsamlı bir ağ üzerine inşa edilmiş bilgi teknolojisine dayanan yeni bir kavram olan “Nesnelerin İnterneti” kavramı, akla gelebilen her türlü nesnenin internete erişimi ve diğer aygıtlarla iletişim halinde olması yani her nesnenin başına “akıllı” kelimesinin getirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) kavramı tarihte ilk olarak 1999 yılında Kevin Ashton tarafından kullanılmış olsa da bu kavram 1990 yılında kahve makinesinin doluluğunu uzaktan kontrol edebilmek için kurulan kameralı bir sistem fikrinden doğmuştur. Günümüze değin, nesnelerin interneti konseptli akıllı bileklikler, akıllı saatler, akıllı gözlükler, akıllı kıyafetler, akıllı spor aletleri, ev otomasyon sistemleri, akıllı arabalar gibi çeşitli ürünler hızla geliştirilmeye başlanmıştır.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı kentlerin olduğu kadar, eğitim kampüslerinin ve kullanıcılarının yaşam kalitesini de iyileştirmektedir. Çeşitli sensör türlerine ve çeşitli ağlara dijital olarak bağlanmakta olan akıllı kampüsler, akıllı bir sistem aracılığıyla (IoT) kampüs içindeki insanları, aletleri, cihazları ve binaları toplu halde yönetmekte ve onlardan veri sağlamaktadır. Kampüs genelindeki heterojen kaynaklardan toplanan tüm bu veriler Nesnelerin İnterneti (IoT) tarafından depolanacak, işlenecek ve analiz edilebilecektir. Bu tür süreçler ve akıllı kampüsteki uygulamalar, kampüste enerji tüketimini azaltmakta ve ayrıca güç maliyetini düşürmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin, kurulan akıllı kampüslere entegre edilmesi ile öğrenciler aydınlanmakta ve yenilikçi fikirleriyle yeni IoT’lar sağlamaktadır.
Bulut bilişim (Cloud Computing)
Bulut kavramı, basit network diyagramlarında interneti temsil eden bulut çiziminden yola çıkılarak üretilen bir kavramdır. Bulut bilişim ise ölçeklenebilir bir kavram olup gerçek zamanlı servis, altyapı ve uygulamaların dünyanın farklı yerlerinde bulunan sunucular üzerinden çalıştırılabilmesini ifade etmektedir. Diğer bir tanımlama ile masaüstü bilgisayar, tablet veya akıllı mobil cihazlar kullanılarak herhangi bir yazılım ve depolama birimine ihtiyaç duyulmaksızın internet üzerinden başka sunuculara bağlanarak hizmet alma modelidir. Devasa ve karmaşık hesaplama ve kontrol işlemleri bulut bilişim yoluyla çözülebilmektedir.
Artırılmış Gerçeklik (Augmented Reality)
Eğitim, sağlık, sosyal medya, eğlence, alışveriş, acil durum ve şehircilik gibi birçok alanda kullanılmakta olan “Artırılmış Gerçeklik (AR)” teknolojileri, gerçek dünyanın bilgisayar ortamında oluşturulmuş olan sanal içeriklerle zenginleştirildiği, bilgisayar tarafından oluşturulan bu içerikler ile gerçek dünya algılarımız arasında kesintisiz bir çakışmaya ve karışıma olanak tanıyan yeni nesil bir ara yüz olarak hizmet vermektedir. Mevcut kaynakları yönetmek, proaktif hizmetlerle kullanıcı deneyimini geliştirmek ve öğretim üyeleri ile öğrencilere çeşitli fırsatlar yaratmak için oluşturulmuş AR teknolojisine sahip akıllı bir kampüste, öğrenciler çevrelerinde neler olup bittiğine dair daha iyi bilgi ve anlayış kazanma eğilimindedir ve bu durumun öğrenme deneyimlerini yükselttiği düşünülmektedir.
Yapay Zekâ (Artificial Intelligence)
Akıllı bir kampüste “Yapay Zekâ”, bulut bilişim ve IoT gibi cihazlara ve sistemlere zekâ özellikleri ekleyen bir tekniktir ve akıllı çözümler için platform sağlamaktadır. Yapay zekânın akıllı kampüslere katkıları arasında; öğrenmeye dayalı içerikleri otomatik olarak özelleştirmesi, öğrencilere bire bir olarak sanal ders alma imkânı sağlaması ve gelecekteki koşulların durumunu ön görülebilir hale getirmesi yer almaktadır.
Akıllı KampüsUygulamaları
Akıllı kampüs üzerine yapılan araştırmalar incelendiğinde akıllı kampüs kavramının, aynı konsept anlayışında fakat daha farklı bakış açıları ile tanımlandığı, örnekleri incelendiğinde ise kavramın altyapısında yer alan özelliklerin, destekleyen teknolojilerin ve uygulamaların yoğun olarak eğitim kategorisini iyileştirmek ve geliştirmek için kullanıldığı görülmektedir.
Üniversitelerdeki öğrenme süreçleri için fırsatlar yaratan uzaktan eğitim uygulamaları bu alanda ana aktörler olan öğretim görevlileri ve öğrenciler arasında işbirlikçi öğrenmeyi desteklerken, akademisyenlerin ve öğrencilerin mesafe, zaman ve mekân engellerine takılmadan çalışmalarını sürdürmelerini sağlamaktadır.
Uzaktan eğitimin faydaları ve eksiklikleri tartışılırken, 2019 yılında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve tüm dünyaya hızla yayılan korona virüs (covit-19) hastalığı nedeni ile çoğu ülkede eğitim-öğretim uzaktan (online) yapılmaya başlanmıştır. Bu durum dijital ya da yazılı iletişim kaynakları aracılığı ile zaman ve mekândan kaynaklı oluşan sınırlılığı ortadan kaldırmakta olup çok çeşitli öğrenme faaliyetlerini kullanıcılara sunarak planlanmış ve tasarlanmış bir öğrenme ortamı olan uzaktan eğitim sistemi altyapısının oluşturulması gerekliliğini kanıtlamıştır.
Akıllı yönetim üniversitede bulunan tesisler ve altyapının yanı sıra kampüs içindeki insanları (personel, öğretim görevlisi, öğrenciler, misafirler) içermektedir. Bu sistem, yüz tanıma teknolojisinin kullanılması gibi yöntemlerle kampüs içerisinde suç işlenmesini önlemeyi, kullanıcı dağılımını belirleyebilmek için hareket takibini, park izni, bisiklet kullanımı gibi işlemler için akıllı kartları ve bir öğretme ve öğrenme etkinliğine katılımın kaydedilmesi gibi işlemleri desteklemektedir.
Kısa, orta ve uzun vadeli çalışma planlarını oluşturmaya, uygulamaya ve değerlendirmeye yönelik organizasyonel performansı iyileştirmeyi hedefleyen bir iş akışı sunumudur. Bu uygulamalardan bazıları: Finansal sistem, ofis sistemi, akıllı tedarik zinciri (depolama koşullarının izlenmesi ve ürün takibi) kontrolüdür.
Mevcut sosyal ağ teknolojilerinin artan kullanımları dikkate alındığında üniversitelerde sosyal sürecin bir parçası haline gelmeleri de normal karşılanmalıdır. e-Sosyal etki alanını karşılamak için akıllı kampüs sistemlerinde; öğrenci profillerinin belirlenebilmesi ve öğrencilerin ilgi alanlarına göre gruplar oluşturabilmesi, sosyal ağlarda depolanan verilere göre duyarlılık analizi yapılabilmesi, hizmetlerin öğrencilerin ilgi alanlarına göre belirlenmesi ve doğru zamanda doğru yerde geliştirmesi gerekmektedir. Günümüzde Facebook, Instagram ve Twitter gibi Sosyal Ağ Siteleri (SNS) üniversite öğrencilerinin iletişim kurmalarını ve topluluklarla bir araya gelmelerini sağlayan bir araç haline gelmiştir. Kablosuz iletişim ve akıllı telefonların gelişmesi sosyal ağların mobil hale gelmesine neden olduğu için mobil sosyal ağlar ortaya çıkmıştır. Hali hazırda kampüs içerisindeki insanları ve toplulukları bir araya getirmek için kullanılan pek çok uygulama bulunmaktadır. Bu uygulamaların yaygınlaşması kullanıcılarına zaman ve mekân engeline takılmadan sosyalleşme imkânı tanımaktadır.
Üniversiteler akıllı kampüs konseptini benimsedikçe, coğrafi sınırlama kurumlar arasında kullanılan en popüler teknolojilerden biri haline gelmektedir. Geofencing adı verilen bu kavram ile belirli bir sanal coğrafi alan oluşturmak için küresel konumlandırma sistemlerini ve radyo frekansı tanımlama teknolojisini kullanan uygulama, bir alana girerken veya çıkarken mobil cihazlarda bir yanıt oluşturmasına imkan tanımaktadır.
"Geofencing ("mobil coğrafi çit" olarak da bilinir), bir konum etrafında belirli bir coğrafi çevre tanımlama uygulamasıdır. Çoğu zaman bu yöntemin çıktısı, bir cep telefonu aracılığıyla elde edilen konum verisi sinyallerine dayalı bir reklam istemektir. Bu uyarılar, bir mobil cihaz bir harita üzerinde önceden belirlenmiş bir ilgi noktasının etrafındaki yarıçapa girdiğinde ve kullanıcılar uygulamanın konum hizmetlerini seçtiğinde tetiklenir.
Geofencing çoğunlukla reklamlarda bir uygulama aracılığıyla bir kullanıcıya reklam göndermek için kullanılır. Bu bir promosyon, satış veya uğramak için basit bir hatırlatma şeklinde olabilir. Pazarlamacılar, bir rakibin konumu etrafında bir coğrafi çit bile oluşturabilir, böylece bir müşteri mağazalarına yaklaştıklarında bir reklam alır. Hem büyük hem de küçük kurumlar, öğrenci kaydını artırmak, kampüs etkinliklerini teşvik etmek, güvenliği artırmak ve öğrencilerin kaybolan veya çalınan akıllı telefonlarını ve diğer dijital cihazlarını bulmak için bu konum tabanlı teknolojiyi giderek daha fazla benimsemektedir.
Genel olarak “yeşil kampüs” hedefleri örnek alınarak; küresel ısınmayı ve üniversite ortamındaki karbon kirliliği derecesinin artmasına neden olan etkileri önlemeye yönelik uygulamalara yer verilmesidir. Akıllı bina sistemleri (iç mekân hava kalitesi kontrolü,), akıllı ulaşım, akıllı enerji yönetim sistemleri (akıllı ızgara (smart grid), akıllı aydınlatma, akıllı musluklar, uzaktan kumandalı cihazlar, güneş enerjili elektrik santrali vb.), akıllı atık ve su yönetimi, kimyasal kaçak tespiti, akıllı tarım uygulamaları buna örnek verilebilmektedir.
Ana hedefi kampüs nüfusunun genel sağlık durumunu izlemek ve sürdürmek olan eSağlık sistemi hizmetleri; kampüs sakinlerine her zaman ve her yerde sağlık hizmetleri sunarken elde edilen bulguların izlenmesi ve kaydedilmesini amaçlamaktadır. Düşme algılama tespiti ve acil yardım (özellikle engelli ve yaşlı bireyler için), UV güneş ışınlarının ölçümü, uzaktan hasta gözetimi esağlık hizmetlerine örnek verilebilmektedir.
Uzaktan Eğitim
Üniversitelerdeki öğrenme süreçleri için fırsatlar yaratan uzaktan eğitim uygulamaları bu alanda ana aktörler olan öğretim görevlileri ve öğrenciler arasında işbirlikçi öğrenmeyi desteklerken, akademisyenlerin ve öğrencilerin mesafe, zaman ve mekân engellerine takılmadan çalışmalarını sürdürmelerini sağlamaktadır.
Uzaktan eğitimin faydaları ve eksiklikleri tartışılırken, 2019 yılında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve tüm dünyaya hızla yayılan korona virüs (covit-19) hastalığı nedeni ile çoğu ülkede eğitim-öğretim uzaktan (online) yapılmaya başlanmıştır. Bu durum dijital ya da yazılı iletişim kaynakları aracılığı ile zaman ve mekândan kaynaklı oluşan sınırlılığı ortadan kaldırmakta olup çok çeşitli öğrenme faaliyetlerini kullanıcılara sunarak planlanmış ve tasarlanmış bir öğrenme ortamı olan uzaktan eğitim sistemi altyapısının oluşturulması gerekliliğini kanıtlamıştır.
e-Yönetişim
Akıllı yönetim üniversitede bulunan tesisler ve altyapının yanı sıra kampüs içindeki insanları (personel, öğretim görevlisi, öğrenciler, misafirler) içermektedir. Bu sistem, yüz tanıma teknolojisinin kullanılması gibi yöntemlerle kampüs içerisinde suç işlenmesini önlemeyi, kullanıcı dağılımını belirleyebilmek için hareket takibini, park izni, bisiklet kullanımı gibi işlemler için akıllı kartları ve bir öğretme ve öğrenme etkinliğine katılımın kaydedilmesi gibi işlemleri desteklemektedir.
Kısa, orta ve uzun vadeli çalışma planlarını oluşturmaya, uygulamaya ve değerlendirmeye yönelik organizasyonel performansı iyileştirmeyi hedefleyen bir iş akışı sunumudur. Bu uygulamalardan bazıları: Finansal sistem, ofis sistemi, akıllı tedarik zinciri (depolama koşullarının izlenmesi ve ürün takibi) kontrolüdür.
e-Yeşil
Genel olarak “yeşil kampüs” hedefleri örnek alınarak; küresel ısınmayı ve üniversite ortamındaki karbon kirliliği derecesinin artmasına neden olan etkileri önlemeye yönelik uygulamalara yer verilmesidir. Akıllı bina sistemleri (iç mekân hava kalitesi kontrolü,), akıllı ulaşım, akıllı enerji yönetim sistemleri (akıllı ızgara (smart grid), akıllı aydınlatma, akıllı musluklar, uzaktan kumandalı cihazlar, güneş enerjili elektrik santrali vb.), akıllı atık ve su yönetimi, kimyasal kaçak tespiti, akıllı tarım uygulamaları buna örnek verilebilmektedir.
e-Sağlık
Ana hedefi kampüs nüfusunun genel sağlık durumunu izlemek ve sürdürmek olan eSağlık sistemi hizmetleri; kampüs sakinlerine her zaman ve her yerde sağlık hizmetleri sunarken elde edilen bulguların izlenmesi ve kaydedilmesini amaçlamaktadır. Düşme algılama tespiti ve acil yardım (özellikle engelli ve yaşlı bireyler için), UV güneş ışınlarının ölçümü, uzaktan hasta gözetimi esağlık hizmetlerine örnek verilebilmektedir.
e-Sosyal
Mevcut sosyal ağ teknolojilerinin artan kullanımları dikkate alındığında üniversitelerde sosyal sürecin bir parçası haline gelmeleri de normal karşılanmalıdır. e-Sosyal etki alanını karşılamak için akıllı kampüs sistemlerinde; öğrenci profillerinin belirlenebilmesi ve öğrencilerin ilgi alanlarına göre gruplar oluşturabilmesi, sosyal ağlarda depolanan verilere göre duyarlılık analizi yapılabilmesi, hizmetlerin öğrencilerin ilgi alanlarına göre belirlenmesi ve doğru zamanda doğru yerde geliştirmesi gerekmektedir. Günümüzde Facebook, Instagram ve Twitter gibi Sosyal Ağ Siteleri (SNS) üniversite öğrencilerinin iletişim kurmalarını ve topluluklarla bir araya gelmelerini sağlayan bir araç haline gelmiştir. Kablosuz iletişim ve akıllı telefonların gelişmesi sosyal ağların mobil hale gelmesine neden olduğu için mobil sosyal ağlar ortaya çıkmıştır. Hali hazırda kampüs içerisindeki insanları ve toplulukları bir araya getirmek için kullanılan pek çok uygulama bulunmaktadır. Bu uygulamaların yaygınlaşması kullanıcılarına zaman ve mekân engeline takılmadan sosyalleşme imkânı tanımaktadır.
Geofencing
Üniversiteler akıllı kampüs konseptini benimsedikçe, coğrafi sınırlama kurumlar arasında kullanılan en popüler teknolojilerden biri haline gelmektedir. Geofencing adı verilen bu kavram ile belirli bir sanal coğrafi alan oluşturmak için küresel konumlandırma sistemlerini ve radyo frekansı tanımlama teknolojisini kullanan uygulama, bir alana girerken veya çıkarken mobil cihazlarda bir yanıt oluşturmasına imkan tanımaktadır.
"Geofencing ("mobil coğrafi çit" olarak da bilinir), bir konum etrafında belirli bir coğrafi çevre tanımlama uygulamasıdır. Çoğu zaman bu yöntemin çıktısı, bir cep telefonu aracılığıyla elde edilen konum verisi sinyallerine dayalı bir reklam istemektir. Bu uyarılar, bir mobil cihaz bir harita üzerinde önceden belirlenmiş bir ilgi noktasının etrafındaki yarıçapa girdiğinde ve kullanıcılar uygulamanın konum hizmetlerini seçtiğinde tetiklenir.
Geofencing çoğunlukla reklamlarda bir uygulama aracılığıyla bir kullanıcıya reklam göndermek için kullanılır. Bu bir promosyon, satış veya uğramak için basit bir hatırlatma şeklinde olabilir. Pazarlamacılar, bir rakibin konumu etrafında bir coğrafi çit bile oluşturabilir, böylece bir müşteri mağazalarına yaklaştıklarında bir reklam alır. Hem büyük hem de küçük kurumlar, öğrenci kaydını artırmak, kampüs etkinliklerini teşvik etmek, güvenliği artırmak ve öğrencilerin kaybolan veya çalınan akıllı telefonlarını ve diğer dijital cihazlarını bulmak için bu konum tabanlı teknolojiyi giderek daha fazla benimsemektedir.
Akıllı Kampüs
Uygulamaları
Akıllı kampüs üzerine yapılan araştırmalar incelendiğinde akıllı kampüs kavramının, aynı konsept anlayışında fakat daha farklı bakış açıları ile tanımlandığı, örnekleri incelendiğinde ise kavramın altyapısında yer alan özelliklerin, destekleyen teknolojilerin ve uygulamaların yoğun olarak eğitim kategorisini iyileştirmek ve geliştirmek için kullanıldığı görülmektedir.
Uygulama Örnekleri
Washington Üniversitesi Akıllı Şebeke Projesi (UW Smart Grid Project)
Kampüs içerisinde enerji tasarrufunu artırmak ve güç sistemlerini daha güvenilir hale getirmek amacı ile kampüste yer alan binalarda enerji kullanımını ölçen ve bu ölçümleri analiz ederek proaktif müdahalesine imkân tanıyan bir bilgisayar yazılımına aktaran 200’den fazla enerji sayacı kurulmuştur. Burada amaç enerji israfını azaltmanın yanı sıra kampüste uzun vadeli karbon azaltma hedeflerine ulaşmada etkin rol oynadığı düşünülen, yurtlarda yaşayan öğrencilerin enerji kullanım alışkanlıklarını belirleyerek nasıl bir strateji uygulanması gerektiğine yönelik kararlar alabilmektir. Proje aynı zamanda kullanıcıların enerji kullanımları, enerji kullanımlarının çevresel etkileri ve maliyetleri gibi konularda detaylı bilgi edinmeye nasıl tepki verdiklerini test etmeyi amaçlamaktadır.
Michigan Üniversitesi Sürücüsüz Araç Test Sahası Uygulaması
Sürücüsüz, tam otomatik veya otonom olarak da adlandırılan kendi kendine giden araçlarla yapılan yolculuk denemelerinin çoğu kaza ile sonuçlanmaktadır. Büyük çoğunluğu insan kaynaklı gerçekleşen bu kazaları ve test sırasında ortaya çıkan bazı sorunları çözmek için caddelerdeki kaotik deneyimi kontrollü bir ortam oluşturarak ideal bir test sahası yaratmayı hedefleyen Michigan Üniversitesi, Mcity adını verdiği sahte bir kasaba kurmuştur. Araştırma projesinde, Fransız Navya firması tarafından üretilmiş olan iki adet tam otomatik, 11 koltuklu, tamamen elektrikli, dış (sürücüler, bisikletliler ve yayaların tepki ve davranışlarını gözlemlemek için) ve iç (yolcuların tepkilerini gözlemlemek için) kameralara sahip servis aracı kullanılmıştır. Mcity, ayrıca yolcu sayısını ve kullanıcı grubunu da belirleyerek araştırmacıların zaman içinde daha güvenli araçların nasıl tasarlanacağını ve daha verimli bir şekilde nasıl çalıştırılacağını anlamalarına rehberlik etmesi amacı ile kullanıcılara yolculuk deneyimleri hakkında anket yapmaktadır.
Hamdan Bin Mohammed Akıllı Üniversitesi Enerji Optimizasyonu Projesi
Enerji tüketimini ve CO2 emisyonunu azaltmayı buna bağlı olarak kampüsteki işletme maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen üniversite, Honeywell Forge’un makine öğrenimi ve otonom kontrol teknolojilerinin bir kombinasyonu aracılığı ile en yüksek kapasitede çalışıp çalışmadığını belirlemek için her 15 dakikada bir binanın HVAC (Heating, Ventilating and Air Conditioning) sistemi için dâhili ayar noktalarını değerlendiren kapalı döngü bir çözümün pilot uygulamasını hayata geçirmiştir. Sistem, zaman, hava durumu, doluluk seviyeleri gibi faktörleri analiz ederek, enerji tüketimini azaltmak için her 24 saatlik dönemde, gerçek zamanlı verilere dayalı ayarlamaları otomatikleştirerek kampüs genelinde enerji tüketiminde yüzde 10 azalma sağlamaktadır.
İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesi Bisiklet Paylaşım Sistemi
Kampüs içerisinde minimum karbon salınımı hedefleyen İTÜ Ayazağa Kampüsü, bisikletli hayat anlayışını benimsemekte ve bunun için toplamda 6 kilometrelik bir alanı kaplaması planlanan bisiklet ve yaya yolu projesi tasarlamaktadır. 180 adet (10’u pedal destekli-elektrikli) bisiklet kurulan akıllı sistemle paylaşımlı hale dönüştürülmüştür. Paylaşımlı bisikletler kampüsteki yaya ve araç dolaşım döngüsü dikkate alınarak konumlandırılmış, bordo renk ile boyalı istasyon alanlarından Bizero uygulaması ile kiralanıp, herhangi bir paylaşımlı bisiklet istasyon alanına bırakılabilmektedirler.
Portland Üniversitesi Dijital Şehir Test Merkezi Akıllı Ağaç Projesi
Proje, küresel ısınmanın sosyal ve çevresel etkilerini azaltmada önemli bir rol oynayan kentsel bitki (ağaç) örtüsünün sağlığını izlemek ve kentsel ortamlarda ağaçların neler yaşadığını daha iyi anlamak için bir dizi teknolojiden yararlanmaktadır. Araştırmacılar sensör, uydu ve drone aracılığı ile bitkinin yaşam kalitesini etkileyen sıcaklık, hava, nem, kuraklık stresi gibi koşullar hakkında uzaktan veri toplamakta ve tüm bu verileri akıllı telefon aracılığı ile erişilebilen bulut tabanlı bir depolama alanında toplamaktadır.
Yonsei Üniversitesi Etkinlik Paylaşım Platformu
Bilgi ve iletişim teknolojilerinden faydalanılarak oluşturulmuş OCX (Açık Kampüs Deneyimi) adı verilen bir konsept aracılığıyla kampüste oluşturulan tüm bilgilerin yönetilmesi ve paylaşılması amaçlanmaktadır. Sistem aracılığıyla tüm kültürel, sanatsal, akademik faaliyetler öğrencilere mobil takvim ile duyurulmakta ve çevrimiçi video klipler sayesinde öğrenciler bunlara erişebilmektedir. Öğrenciler ve akademisyenler mobil kimlik kartlarını kullanarak kütüphanelerdeki verilere erişebilmekte, ayrıca servis otobüsünün kampüs içindeki yerini ve kafeteryaların öğrencilerle dolu olup olmadığını kontrol edebilmektedirler.